Yeni Çek Kanunu’nu Anlayamadık..
5/2/2010 · Kategori: Karsiliksiz _ek
Karşılıksız çek suçunun yaptırımı (mükerrir olsun yada olmasın) karşılıksız kalan her bir çek yaprağı için 1500 güne kadar adli para cezasına dönüştürülmüştür. Ancak verilecek ceza çekin karşılıksız kalan kısmından aşağı olamayacaktır. Bu maddede yer alan karşılıksız kalan çek miktarından kasıt nedir? Karşılıksız çek işlemi yapılacak miktarmıdır? Eğer öyle ise karşılıksız çek işlemi nasıl yapılacaktır? Miktar nasıl belirnecektir?
Örneğin çek bedeli 10.000 TL ise ve hesapta 1.000 TL karşılık varsa yada hesapta hiç karşılık yoksa hamilin kısmi ödemeyi kabul etmesi yada kabul etmemesi durumunda karşılıksız kalan çek miktarı nasıl belirlenecektir? Biz Çek Kanunu'nu bir türlü anlayamadık. Gerekçeyi ve açıklamaları okumamıza rağmen hala anlayamadık.

Karşılıksız çek suçunun yaptırımı (mükerrir olsun yada olmasın) karşılıksız kalan her bir çek yaprağı için 1500 güne kadar adli para cezasına dönüştürülmüştür. Ancak verilecek ceza çekin karşılıksız kalan kısmından aşağı olamayacaktır. Bu düzenleme ile T.C.K.nun 158. maddesinde olduğu gibi gün para cezası sistemi ile nispi para cezası sistemi karıştırılarak karma bir uygulama yapılmıştır. Fakat gün para cezası ile doğrudan hükmedilen adli para cezası kesinlikle bir arada uygulanamaz. Bu durumda gün para cezası ortadan kalkmış olur. Kanuni düzenlemenin tespit edilecek gün sayısı alt ve üst sınırlar gözetilmek suretiyle çekin karşılıksız kalan kısmının 20’de birinden aşağı olamaz şeklinde olması gerekirdi. Bu düzenleme özellikle infaz sırasında eşitsizliklere yol açacaktır. Aynı miktar çekten dolayı alt sınırdan yani çekin karşılıksız kalan kısmı kadar ceza alan iki kişiden birisi adli para cezasının ödenmemesi halinde 100 gün hapis yatacakken bir diğeri 500 gün hapis yatabilecektir. Çünkü bir günlük paraya çevirme miktarı olan 20-100 TL arasında yapılacak takdire göre gün miktarı değişecektir. Hatta tespit edilen gün sayısı günlüğü 100 TL.den paraya çevrilen daha az, 20 TL.den çevrilen 5 kat daha fazla hapis yatacaktır. Halbuki her iki kişide temel ceza yani alt sınırdan ceza almıştır. Kanunda yer alan çekin karşılıksız kalan kısmından az olamaz ifadesi temel cezayı belirlemek için kullanılmıştır. Gün para cezasında ise temel ceza mutlaka gün olarak belirlenir. Artırım ve indirimlerin de yine gün üzerinden yapılması gerekir Sadece sonuç ceza para cezası olur.
Bu durumda bu maddeye göre nasıl hüküm kurulacak, yani gün miktarı nasıl belirlenecek ve aynı miktar çekten dolayı belirlenen gün sayısının herkes için aynı olması nasıl sağlanacak? Eğer sağlanamayacaksa bu maddenin derhal değiştirilmesi gerekmez mi?
Örnek 1: 10.000 TL.lik bir karşılıksız çek için Hakim günlüğü 20 TL.den 200 gün adli para cezası verip daha sonrada zorunlu olarak bu miktarı 10.000 TL.ye çıkardığında infaz aşamasında adli para cezası ödenmez ise nasıl hapse çevrilecektir. Belirlenen 200 günemi,yoksa 10.000/20=500 günemi,veya verilen ceza doğrudan hükmedilmiş bir nispi para cezasına dönüştüğü için 10.000/100= 100 güne mi çevrilecektir?
Örnek 2: 10.000 TL.lik çekleri karşılıksız çıkan iki kişiden biri için hakim günlüğü 100 TL.den 100 gün adli para cezası, diğeri için ise günlüğü 20 TL.den 500 gün adli para cezası verirse her iki kişide alt sınırdan yani temel ceza ile cezalandırılmış olur. Fakat para cezasının ödenmemesi halinde birisi 100 gün diğeri ise 500 gün hapis yatar. Acaba bu adaletsizlik nasıl önlenecektir? Yeni çek mağduru yaratılmayacakmıdır?
5941 sayılı çek yasası ile karşılıksız çek suçundan şikayet hakkı sadece hamile tanınmıştır. Hamil ise yeni düzenlemeye göre çeki süresi içinde bankaya ibraz ederek karşılıksız çek işlemi yaptıran kişidir. Bu durumda ciro silsilesinde yer alan kişiler karşılıksız kalan çeki elinde bulundurmak koşuluyla şikayette bulunabilecekmidir? Bulunabilecekse bu durum neden açıkça kanunda yer almamıştır?
Yine yeni çek kanuna göre hamiline düzenlenecek çeklerde “hamiline” olarak bastırılan çek yapraklarının kullanılması zorunludur. Hamiline olarak bastırılmayan yani tacir olan yada olmayan kişiler adına veya emrine bastırılan çeklerin hamiline olarak cirosu mümkün olacakmıdır? Eğer ciro edilmesi mümkün ise böyle bir çekin ciro edilmesi halinde bu çek karşılıksız çıkarsa karşılıksız çek suçu oluşacakmıdır? Oluşursa şikayet hakkı kime ait olacaktır?
Karşılıksız çek düzenleyen,adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesine rağmen çekin karşılığını bankada bulundurmayan gerçek ve tüzel kişiler hakkında soruşturma aşamasında Savcılığın talebiyle Sulh Ceza Hakimi tarafından,kovuşturma aşamasında ise resen Mahkeme tarafından karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanacaktır. Buna göre karşılıksız çek suçunun failleri hakkında hem adli para cezası hem de yasak uygulanacak, suçun faili olmayıpta vekaleten çek keşide edenler ile tüzel kişilik hakkında ise sadece yasak uygulanacaktır. Bu anayasaya aykırıdır. Çünkü Anayasanın 38 ve TCK.nun 7/1.maddesi gereğince eylemi suç teşkil etmeyen bir kişi hakkında ceza yerine geçebilecek bir güvenlik tedbiri uygulanamaz. Ayrıca vekaleten çek keşide eden kişinin suça iştirak ettiğini düşünmekte imkansızdır. Çünkü çekin karşılığını bankada bulundurmakla yükümlü kişiler kanunda açıkça sayılmıştır. Yine çek kanunu gerekçesinde suçun faili dışındakilere tedbir uygulanması gerektiği ve tedbir uygulanacaklar kapsamına suçun faili olmayanlarında dahil edildiği açıkça yazılmıştır. Yani vekaleten çek keşide edenler suçun faili değildir ancak haklarında güvenlik tedbiri uygulanması öngörülmüştür.
Buna göre, eylemi suç teşkil etmeyen bir kişiye güvenlik tedbiri uygulanmasını nasıl izah edeceklerdir? Ayrıca aynı durumda olan iki kişiden birisine soruşturma aşamasında tedbir uygulanması, diğerine ise hükümle birlikte tedbir uygulanması durumunda süre yönünden meydana gelen adaletsizlik uygulamada nasıl önlenecektir? (Çünkü güvenlik tedbirinin soruşturma yada kovuşturma aşamasında koruma tedbiri olarak uygulanma zorunluluğu yoktur. Hükümle birliktede uygulanabilir. Örneğin hükmün temyiz edilmesi halinde soruşturma ve kovuşturma süresi ve dosyanın Yargıtaydan dönüş süresi hesaba katıldığında aynı miktar çeki karşılıksız çıkan iki kişiden birisi hakkında diğerine göre yıllarca daha fazla tedbir uygulanmış olacaktır.) Yine hakkında adli para cezası uygulanmayıp sadece yasak uygulanan kişiler bu yasağı ne zaman kaldırtabilecektir?Bu konuda kanunun 6/3.maddesinde bir açıklama yoktur.
5941 sayılı çek yasası geçici 1.maddesinin 3.fıkrası genel atıf niteliğindemidir? Genel atıf niteliğinde ise eski çek defterleriyle ilgili suç tarihine bakılmaksızın 3167 sayılı çek yasası nın tüm hükümleri uygulanmaya devam mı edecektir? Genel atıf niteliğinde değilse eski çek defterleri yönünden 3167 sayılı kanunun hangi maddelerinin uygulanmasına devam edilecektir ve neden bu maddeler açıkça belirtilmemiştir?
5941 sayılı çek yasası 3/8 ve 5/1.maddelerine göre düzenleme tarihinden önce bankaya ibraz edilen çeklerle ilgili hem cezai hemde hukuki takip yapılamayacağına göre çek kanunu geçici 1.maddesinin 5.fıkrasına neden gerek duyulmuştur?
Ayrıca çekin gününden önce ibrazı halinde sadece cezai sorumluluk yoktur demesine rağmen çek kanunu 3/8.maddesi nasıl açıklanacaktır?
Karşılıksız çek suçlarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması,kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve ön ödeme hükümlerinin uygulanmayacağı yeni çek kanununda açıkça yer almıştır.Fakat bu düzenleme gereksiz bir düzenleme olup karşılıksız çek suçunun özelliği nedeniyle zaten bu hükümlerin uygulanması mümkün değildir. Acaba böyle bir düzenlemeye neden gerek duyulmuştur?
Hüküm kesinleştikten sonra borcun ödenmesiyle bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkan bir adli para cezası olabilir mi? Olabilirse hukuki mantığı nedir ve dünyada böyle bir düzenleme varmıdır? Eğer amaç borcunu ödetmekse neden hapsen tazyik değilde adli para cezası tercih edilmiştir?
Çeki elinde bulunduran HAMİL ise fotokopisini elinde bulunduran kimdir?
Banka sorumlu olduğu kısmı veya kısmi ödemede bulunduğunda çek aslını alıp onaylı fotokopisini hamile vereceğine, çek aslı bankada bırakılmak zorunda kalınacağına göre bankanın 600 TL vermemesi mi amaçlanmıştır?
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : karşılıksız çek,çek,çek kanunu,hukuk,ekonomi
Demokrat Yargı
3/2/2010 · Kategori: Genel
5941 sayılı Çek Kanunu yasallaştı ama, çek kanunu geçici 2.b. maddesi bu güne kadar kısmende olsa uygulanamadı, halen cezaevlerinde karşılıksız çek suçlamasıyla önemli sayıda arkadaşımız özgürlükleri için gün saymaktadırlar. Dosyaları Yargıtay temyizde olan arkadaşlarımız eli kolu bağlı beklemekte, aranmakta olan arkadaşlarımızın Avukatlar aracılığı ile başvuruları ise bazı Savcılık veya mahkemeler tarafından red edilmekte, Çek Kanunu geçici 2. maddede, Taahhütname kişi veya yasal temsilciler tarafından verilir açık hükmüne rağmen bir kısım mahkemelerce kabul edilmemekte kişinin savcılıkta bulunması şartı aranmaktadır. Kimi Savcılarımız ise, Hukukçu kimliğini bir yana atarak ülke ekonomisinin hukuktan daha önemli olduğunu açıkca dile getirmekten çekinmemektedir.
Yeni Çek Kanunu bir çok çelişkiler ve anlamsız kanun hükümleri ile doludur, tüm hakim ve savcılar bir yargıtay içtihatı beklemekte ve bu içtihat çıkana kadar, keyfi kararlar veya Adalet org sitesinde bir savcımızın tabiriyle “kafasına göre takılma” ve ön yargılarla karar verme durumundalar. Bir çok Yargıçlarımız ise, kanunun bir hak olarak tanıdığı erteleme ve verilecek taahhüdü samimi bulmadıklarını ifade ederek, sen bu borcu ödeyemezsin taahhüt red demektedirler.
Yeni Çek kanunu, Anayasa Mahkemesi’ne taşınmak üzeredir, Yargıtay, temyizde olan davaları Yerel Mahkemelere iade etme hazırlığında, yaklaşık bir yıldır bunca sorunlara bunca farklı uygulamalara rağmen genel bir içtihat yayınlamaktan imtina eden Yargıtayın, dava dosyalarını yerel mahkemelere iade etme kararıda yeni ve genel bir içtihatın habercisi olur diye umut ediyoruz.
Yeni Çek kanunu CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne ihtimallen bu hafta sonu taşınmak üzeredir.Bizim bu aşamada yapabileceklerimiz ve imkanlarımız kısıtlıdır. Haftasonu Anayasa Mahkemesi'ne yapılacak iptal başvurusu ve bu başvuru öncesi yapılacak basın toplantısını beklemek durumundayız.
Adaletsiz diye tabir ettikleri her konuda basın önünde açıklamalar yapan Adaletsizlik ve Hukuksuzluğu dile getiren, özellikle Ergenekon diye tabir edilen ve bu nedenle cezaevlerinde olanların hakkını savunmak için yırtınan YARSAV adlı Hakim ve Savcılar derneği var, bir çok e-mail göndermemize ve görüşme yapmamıza rağmen, haksız yere cezaevlerinde bulunan 65 bin kişi, haksız yere kaçak durumda evinden, ailesinden ayrı yaşamak zorunda kalan veya evinde hapis hayatı yaşayan yüzbinlerce kişi için ağızlarından bir kelime çıkmadı bu hukuksuzluğu bu adaletsizliği ve bu yaptırımları insan onuruna yakışmayan bir tutum olarak görmek istemediler.
Hakim ve Savcılar birliği için Demokrat Yargı adı altında yeni bir dernek kuruldu. Kurucu üyelerden Sayın Osman CAN bildiğiniz üzere Anayasa Mahkemesi raportörüdür, büyük ihtimalle Yeni Çek Kanunu raportörlüğünü yapacaktır.
Sorunlarımızı ve yaşadıklarımızı yargıdan ve haksız kanunlardan çeken vatandaşlar olarak bizler bu sorunlarımızı DEMOKRAT YARGI kurucu üyelerine aktaralım aşağıda bulunan mail adreslerine yaşadığımız sıkıntıları anlatalım, YARSAV dan görmediğimiz ilgiyi çek mağdurları olarak, Demokrat Yargıdan bulmayı umut ediyoruz.
Demokrat Yargı Kurucu Üyeleri
Faruk Özsu, Hakim İZMİR: faruk.ozsu@adalet.gov.tr
Hüsamettin Yuca, Hakim ANKARA: husamettin.yuca@adalet.gov.tr
Tekin Karaca, Hakim İZMİR: karacatekin@hotmail.com
Serhan Kesmez, C.Savcısı İZMİR: sizmir@hotmail.com
Kemal Şahin, Hakim ANKARA: kesah@mynet.com.tr
Ümit Kardaş, Em. Askeri Hakim: umitkardas@gmail.com
Osman Can, Öğretim Görevlisi: anayasa@yahoo.de
Orhan Gazi Ertekin, Hakim: ogertekin@mynet.com.tr
DEMOKRAT YARGI
Telefon : 0 312 4666756
E-Mail : iletisim@demokratyargi.org
Link: Karşılıksız çek
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : karşılıksız çek,çek,haber,ekonomi,çek kanunu
Çetin Sosyal'ın Çek Mağdurları ile ilgili soru önergesi
26/9/2009 · Kategori: Cek Magdurlari
Çetin SOYSAL
İstanbul Milletvekili
Ekonomik krizin etkileri her geçen gün derinleşmektedir. Her gün yüzlerce fabrika kapanmakta, çekler karşılıksız kalmakta ve senetler protesto edilmektedir. Yaşanan kriz nedeniyle pek çok vatandaş borçlarını ödeyemez hale gelmiştir. Esnaf siftah yapmadan kepenk kapatmakta, bunlara eklenen icra İşlemleri zaten sıkıntı içinde olan vatandaşı iyice zora sokmaktadır. Tarafıma iletilen bilgilere göre;2009 yılı itibariyle karşılıksız çek miktarı, 1.225.000 adettir. 2009 yılı İtibariyle dava durumunda olan dosya sayısı ise 110.000 adettir. Yıllar itibariyle toplamda çek kanununa muhalefetten kaçak ve aranan kişi sayısı, 676.000 kişidir. 2009 yılı itibariyle cezaevlerinde bulunan çek kanuna muhalefet suçundan yatan hükümlü sayısı: 65.000 kişidir.
Banka kredileri, vergi borçları, özel ve kamu borçları nedeniyle haciz işlemlerinde Önemli oranda artış yaşanmaktadır. İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın yaptığı bir araştırmaya göre 2008 Haziran ayında 1.100 gayrimenkul hacizli iken, 2009 yılının Mayıs ayında bu sayı 2 bin 477'ye çıkmıştır. Bankaların ipotekli kredi olanaklarından yararlanılmasında dahi sorun yaşandığı ifade edilmektedir.
Yaşanan krizle doğru orantılı olarak hacizlerde artış olduğu ortadadır. Bu ekonomik krizin etkilerinin engellenmesi ya da hafifletilmesinde, bu sayede de zor durumda olan vatandaşın bir nebze olsun nefes almasının sağlanması İçin hükümetin gerçekçi bir adım atmadığının en somut göstergesidir.
Bu çerçevede;
1)Son iki yılda icra dairelerindeki dosyalarda ne kadar artış olmuştur?
2)Bankaların yaptığı menkul ve gayri menkullerdeki haciz işlemlerindeki artış oranı ne kadardır?
3)Karşılıksız çekler nedeniyle cezaevinde bulunan kaç kişi bulunmaktadır?
4)Karşılıksız çek nedeniyle çek mağduru olan binlerce kişinin sorunlarının çözümü için bir çalışma yapılmakta mıdır?
5)Gerek banka borçları gerekse özel borçlar nedeniyle pek çok esnaf ve vatandaş önemli mağduriyetler yaşamaktadır. Kredi kartları ile ilgili getirilen düzenlemenin de vatandaşı rahatlatacak somut bir uygulama haline hala daha gelmediği tarafımıza iletilmiştir.
Tüm bunların çözümü için hükümet olarak daha gerçekçi ve radikal çözüm paketiniz bulunmakta mıdır?
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : çek mağdurları, karşılıksız çek, çek, kriz, haber, ekonomi
Karşılıksız çek gibi derin mevzular
20/9/2009 · Kategori: Karsiliksiz _ek
Karşılıksız çek Karşılıksız çek davaları ve uygulama şekli bilinen tüm hukuk kurallarını alt üst eden bir yapıda. Tarih bilinen yargılama dediğimiz adalet hukuk uygulamalarında, işlenen bir suça bir ceza verilmekte ve bir dava açılmaktadır. Karşılıksız çek keşide etme eyleminde, sonrasında hapis cezasına dönüşecek, Adli Para cezası için Asliye Ceza Mahkemelerinde 1 dava, ve icra mahkemelerinde ise hacize kabil mal ve mülklere el koyabilmek için icra davası açılmaktadır. Tek eylem 2 ayrı dava... ceza 1: Madde 16 - (Değişik: 26/2/2003-4814/14 md.) Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun, organ veya temsilcisi tarafından tüzelkişi yararına işlenmesi halinde özel hukuk tüzelkişisi hakkında da birinci fıkra uyarınca para cezasına hükmolunur. Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır. Mahkeme, ayrıca işlenen suçun niteliğine göre bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir. Yasaklanma kararı bütün bankalara duyurulmak üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir. Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suç oluşturur. Ceza 2: İcra ve iflas ceza Mahkemelerinde açılan Davalar... Allah Çek Mağdurlarının ve ticaret erbabının yardımcısı olsun...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : karşılıksız çek, çek, çek mağdurları, çek, mahkeme
Karşılıksız Çek Hapis Cezalarını Devlet El Altından Uyguluyor
20/9/2009 · Kategori: Karsiliksiz _ek
Karşılıksız çeklere uygulanan hapis cezaları avrupa insan hakları sözleşmelerine aykırıdır ve bu kural anayasamıza da eklenmiştir. Borç için hapis yasağının Anayasaya eklenmesiyle birlikte mevzuatımızda yer alan bazı suçların bu hükme aykırı hale gelip gelmediği tartışılmaya başlamış bu tartışmalara sebep olan suçlardan biri ve belki en çok gündemde kalanı 3167 Sayılı Çek Kanununda bağımsız bir suç olarak düzenlenen "karşılıksız çek keşide etme" suçu ve bu suç karşılığında uzun süre uygulanmış olan hapis cezası olmuştur ve bu uygulama sayıları yüzbinlerle ifade edilen çek mağdurları nın oluşmasına sebebiyet vermiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 4 No lu Protokolün 1. maddesinden aynen alınmış olan bu kural bir kimsenin yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünü yerine getiremediği için özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağı bunun insan özgürlüğüne ve onuruna aykırı olacağı düşüncesine dayanmaktadır. Yalnızca sözleşmeden doğan yükümlülüklere aykırılık nedeniyle özgürlüğün kısıtlanması yasağı (borç için hapis yasağı) 4709 Sayılı Kanunun 15. maddesinin son fıkrası ile Anayasamızın 38. maddesine eklenmiştir. Gerçekten Çek Kanunu temelde özel hukuk alanında karşılıksız çek keşide etmekten kaynaklanan bir borcu eylemi dolandırıcılık ve benzeri bir suç da oluşturmayan keşidecinin sırf çekten doğan borcunu ödemesini sağlamak için özgürlüğü bağlayıcı ceza yaptırımı öngören bir hüküm getirmiştir. Diğer taraftan özellikle Alman Hukukundaki düzenlemelere ağırlık verilmek suretiyle karşılıksız çek keşide etme suçu ile ilgili hükümler Yeni Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiş ve bu fiilin hangi koşullarda ve ne tür bir yaptırımla karşılanabileceği konusunda çekin niteliği de göz önünde bulundurulmak suretiyle bazı önerilerde bulunulmuştur Söz konusu Anayasa değişikliğinden sonra 3167 Sayılı Kanunda da bu hükme paralel olarak bir değişiklik yapılması gerektiği yönünde görüşler ortaya atılmıştır. Hatta Çek Kanununun yürürlüğe girdiği ilk günlerden itibaren karşılıksız çekin hapis cezası ile cezalandırılması eleştirilmiş ve bu yaptırımla ceza hukukunda çağdışı kalmış bulunan "borç için borçlunun hapsi" sistemine geri dönüldüğü haklı olarak ileri sürülmüştür. Bu arada Anayasa Mahkemesi karşılıksız çek keşide etme suçuna ilişkin olarak 3167 Sayılı Kanunla öngörülmüş olan hapis cezasının Anayasaya aykırı olmadığı yönünde karar vermiş ancak daha sonra 4814 Sayılı Kanunla ekonomik suça ekonomik ceza ilkesi gerekçe gösterilerek suç karşılığında öngörülen hapis cezası suçu ilk kez işleyenler bakımından kaldırılmış ve çek bedeli kadar adli para cezası öngörülmüştür. Ancak tekerrür halinde hapis cezası uygulanmaya devam edecektir. Burada dikkati çeken husus her ne kadar hapis cezası kaldırılmış dahi olsa suçun halen ceza hukuku alanında bulunan bir yaptırımla cezalandırılıyor olmasıdır. Bu çalışmada öncelikle borç için hapis yasağı kuralının anlamı unsurları tarihsel gelişimi ve uluslararası belgelerdeki yeri üzerinde durulmuştur. Bu değerlendirmeler özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 4 No lu Protokolün 1. maddesi göz önünde tutularak yapılmıştır. Bu çerçevede karşılıksız çek keşide etme suçu karşılığında yasal değişiklikten önce uzun süre uygulanmış olan ve tekerrür haline hala uygulanmaya devam eden hapis cezasının borç için hapis yasağı kuralına aykırılığı ele alınmıştır. Bu bakımdan hükmün Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde ve Türk Hukukundaki yorumu ve uygulanması da incelenmiş ve bir kıymetli evrak olarak çekin sözleşmesel niteliği üzerinde durulmuştur.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : karşılıksız çek, çek mağdurları, aihm, çek, anayasa
« Önceki ::